BIST 100
14.030,88 -0,22%
DOLAR
43,8537 0,03%
EURO
51,6935 0,00%
GRAM ALTIN
7.293,84 -1,17%
FAİZ
36,22 0,14%
GÜMÜŞ GRAM
124,11 -0,98%
BITCOIN
63.215,00 -2,09%
GBP/TRY
59,1918 0,01%
EUR/USD
1,1781 -0,03%
BRENT
71,37 -0,17%
ÇEYREK ALTIN
11.925,42 -1,17%
  • ANASAYFA
  • Eskişehir
  • Eskişehir Ekoloji Derneği’nden Maden Raporu: “Cezasızlık Yeni Facialara Davetiyedir”

Eskişehir Ekoloji Derneği’nden Maden Raporu: “Cezasızlık Yeni Facialara Davetiyedir”

filiz-fatma-ozkoc-eskisehir-ekoloji-dernegi-basin-aciklamasi

Erzincan İliç’teki maden katliamının yıl dönümünde Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu bileşenleriyle bir araya gelen Eskişehir Ekoloji Derneği Başkanı Filiz Fatma Özkoç, Türkiye’deki madencilik politikalarını sert sözlerle eleştirdi. İliç’te 9 işçinin yaşamını yitirdiği facianın bir "iş kazası" değil, kâr hırsıyla beslenen bir "ekolojik yıkım" olduğunu vurgulayan Özkoç; Bursa Yenişehir, Şebinkarahisar ve İliç örneklerinin birer istisna olmadığını ifade etti. Eskişehir’in Kaymaz, Alpagut ve Sarıcakaya bölgelerindeki maden projelerinin de benzer riskler taşıdığını savunan Özkoç, yargı süreçlerindeki "ehliyet yokluğu" kararlarına tepki göstererek, tüm Eskişehirlileri yaşam alanlarını savunmaya davet etti.

İliç’ten Yenişehir’e Cezasızlık Sarmalı

13 Şubat tarihinin Türkiye ekoloji mücadelesi için kara bir gün olduğunu belirten Filiz Fatma Özkoç, İliç’te yaşanan facianın üzerinden geçen süreye rağmen asli sorumluların yargı önüne çıkarılmadığını vurguladı. 10 milyon metreküplük siyanürlü malzemenin kaymasıyla oluşan devasa yıkımın çevre cezalarıyla geçiştirilmeye çalışıldığını ifade eden Özkoç, "Bu ülkede maden şirketlerine verilen para cezaları, insan hayatının ve doğanın bedeli haline getirilmiştir. Cezasızlık politikası, yeni faciaların en büyük davetiyesidir" dedi.

Özkoç, İliç’in acısı tazeyken Bursa Yenişehir’de yaşanan atık barajı patlamasını örnek göstererek, denetimsizliğin ve "ÇED Olumlu" kararlarının otomatiğe bağlanmasının bedelini halkın sağlığıyla ödediğini dile getirdi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ÇED mekanizmasını, doğayı koruyan bir araç olmaktan çıkarıp sermayeyi aklayan bir onay sistemine dönüştürdüğünü savundu.

Eskişehir’in Maden Kıskacı: Kaymaz ve Alpagut Tehlikesi

Açıklamasının odağını Eskişehir’e çeviren Özkoç, şehrin dört bir yanının maden şirketlerine "feda edildiğini" iddia etti. Özellikle Cengiz Holding’in işletmeye hazırlandığı Alpagut-Atalan Altın Madeni projesinin bölgenin engebeli yapısı nedeniyle ciddi heyelan riski taşıdığını defalarca bilimsel raporlarla sunduklarını belirtti. Koza Altın’ın Kaymaz’daki faaliyetlerini ise "Eskişehir’i maden çöplüğü haline getirme projesi" olarak nitelendirdi.

Özkoç, Çanakkale Terziler-Serçiler projesinden getirilecek cevherlerin Kaymaz’da siyanürle işlenecek olmasına karşı açtıkları davaların "ehliyet yokluğu" gerekçesiyle reddedilmesine tepki gösterdi: "Türkiye’nin her yerinden getirilecek cevherler burada siyanürle ayrıştırılacakken Eskişehirliler nasıl etkilenmeyecek? Kaymaz zaten bir hayalet kasaba olma yolunda, kanser vakaları artmış durumda. Halkın hak arama hürriyetinin bu şekilde kısıtlanması yargının geldiği noktanın ibretlik bir göstergesidir."

Yargı Çelmesi ve "Bilirkişi Keşfi" Çağrısı

Sarıcakaya ve Alpagut projelerindeki hukuksuzluklara da değinen Özkoç, Eskişehir Barosu ve Eskişehir Bilecik Tabip Odası’nın açtığı davaların usulden reddedilme girişimlerine dikkat çekti. Halk sağlığı ve hukuk güvenliği açısından hayati önem taşıyan bu davaların esastan görüşülmemesinin, yaşam hakkına bir saldırı olduğunu belirtti. Yakın zamanda Alpagut bölgesinde yapılacak bilirkişi keşfinin kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Özkoç, tüm Eskişehir halkını sahada olmaya çağırdı.

"Maden şirketleri, halkın olan su varlıklarını hoyratça kullanıyor. Zaten kapıda olan su krizi, bu ruhsatlarla daha da derinleşecek" diyen Özkoç, sel ve heyelan gibi afetlerin son 24 yıldaki yönetim anlayışının bir sonucu olduğunu savundu. İklim krizinin yandaş şirketleri kollayan politikalarla derinleştiğini söyleyen Özkoç, Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu olarak havayı, suyu ve toprağı savunmaya kararlılıkla devam edeceklerini belirtti.

"Eko-Yıkıma Karşı Meydanlarda Olacağız"

Filiz Fatma Özkoç, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "İliç’te yitirdiğimiz canların hesabı sorulmadan, Yenişehir’deki patlamanın sorumluları cezalandırılmadan yeni projelere izin verilmesi geleceğimize dönük bir tehdittir. Eskişehir’in havasını, suyunu ve bereketli topraklarını şirketlerin kâr hırsına teslim etmeyeceğiz. Bilimsellikten uzak ÇED süreçlerinin, halkı yok sayan yargı kararlarının karşısında durmaya devam edeceğiz. Yaşamı savunmak bir tercih değil, bu topraklara olan borcumuzdur."

Eskişehir Ekoloji Derneği’nin bu sert açıklaması, kentteki çevre örgütlerinin ve yerel halkın maden projelerine karşı örgütlü mücadelesinin vites yükselteceğinin sinyallerini verdi. Platform, önümüzdeki günlerde bilirkişi keşifleri ve bilgilendirme toplantılarıyla eylemlilik sürecini sürdürecek.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?